30 Nisan 2015 Perşembe

Cam Boyama: Çiçekli Bardaklar

 
                                                                                Eski postlarımdan birine gelen bir yorum sayesinde hatırladım ki, benim bir bloğum vardı :)                   

Blog adını "Resinle Neler Yapsam" değil sadece "Neler Yapsam" olarak değiştirmek lazım aslında :) Resinle birşeyler yapmayalı çok zaman oldu. Bu arada bir dönem cam boyamaya sardım. Evin içi cam malzeme doldu. Bu fotoğraflar taa ağustos ayından kalma. Arkadaşlarıma hediye etmeden önce fotoğrafını çekebildiklerim sadece bunlar:) Boyanacak ve yeni sahiplerine gidecek bir seri bardağım daha var. Yeni sahiplerden biri kıracak kafamı zaten, kızcağız 8 aydır bardak bekliyor, ben bu arada başka hobilere geçtim, cam boyamayı unuttum bile :) 

Cam boyama sonrasındaki hobim çook daha eğlenceli :) Dikişe başladım :) Hemen ayrı bir blog açtım dikiş etkinliklerim için ama tek posttan ibaret bir blog olarak yaşamına devam ediyor zavallı. Bu arada evim de kumaş doldu. Her hafta düzenli olarak pazara gidip bir sürü parça kumaş alıyorum :) Ama bir süredir dikiş dikmeye (ya da başka hobilere) zamanım yok, ve kumaşlar dikilemeden birikmeye devam ediyor:( Biri beni durdursun artık, koyacak yerim kalmadı...






7 Şubat 2014 Cuma

Metal Kutular

 En son puzzle tepsi denememden sonra resinle arama bir soğukluk girdi. Hala aklımda çeşitli projeler mevcut, ama bir türlü hadi başlayayım diyemedim

Bu arada farklı şeyler denedim, bir tanesi boş metal kutuları değerlendirme çalışmam. Metal kutuları hep sevmişimdir zaten. Bu boş sigara kutularını bulduğumdan beri de ne yapılır bunlarda diye düşünüyordum. Resin dökümü için kalıp olarak kullanmayı düşündüm içini yağlı kağıtla kaplayıp ama çok zorlu bir süreç olacağı için vazgeçtim. Zaten istediğim kalınlıkta da değillerdi. Sonra aklıma ayna kutusu olarak kullanabileceğim geldi. Eski farlardan çıkardığım makyaj aynalarını içine yapıştırmak yeterliydi, (gerçi uygun boyutlu ayna bulamadım ama, boş kalan yerleri hamurla ya da resinle dolururum nasolsa diyerek kutuların dışını neyle kaplayabileceğimi düşünmeye başladım. O arada elimin altında idefix siparişimle birlikte gelen Sabit Fikir dergisi vardı. Aslında aklımdan geçen kaplama malzemesi daha parlak bir kağıttı. Ama aklımdaki parlak kağıt evimden çıkmayınca, benim de evimden çıkasım gelmeyince (tembel miyim neyim), nasıl olsa bu ilk deneme diyerek samanlı kağıtla ilk denememi yaptım. İyi ki de yapmışım. Vernikleyince istediğim parlaklığı elde ettim :)

Tabi kutuların kullanıma girmesi biraz uzun sürdü bu kutuların, çünkü iki kat yat verniğinin kuruması oldukça uzun sürdü. Yapışkanımsı dokudan kurtulması en az bir hafta sürdü.
Yapım aşamaları şu şekilde:
- Kutular yıkandı kurulandı
- Çok hafifçe kağıt zımpara ile zımparalandı.
- Uygun boyutta kestiğim dergi parçaları, peçete tutkalı ile kutulara yapıştırıldı
- üzerine bir iki tur daha peçete tutkalı sürüldü.
- kuruduktan sonra yat verniği ile verniklendi.
Ama yat verniğinin kuruması biraz uzun sürüyormuş anladığım kadarıyla, vernikledikten 2 gün sonra bile dokunduğumda yapışkan bir his veriyordu. Ben de attım onları bir köşeye, nerdeyse 2-3 hafta beklettim. (bilerek beklettim sanki, tamamen unutmuşum onları odanın kuytu bir köşesinde :) )
İçine ayna koymak yerine bu seriyi pudra ve allık kutusu olarak kullanmaya karar verdim. Bir sonraki sefer ayna kullanacağım. Sıradaki metal kutularım penguen karikatürleri ile kaplanacak (karikatürler kesildi, kutular zımpara bekliyorlar şu an).

29 Kasım 2013 Cuma

resinli tepsi faciası

  

Haftalardır ertelediğim puzzle-tepsi-resin projem beni hüsrana uğrattı :(
Cumartesi sabahı bir hevesle oturdum tepsinin başına. Açılmamış bir kutu resinim vardı, 4'e böldüm, ve ilk çeyreği karıştırdım. Bu arada ne olur ne olmaz diye puzzle'ın altını ve tepsiyi tutkallayıp, üzerine ağırlık koymuştum. Şu sıvıların kaldırma kuvveti meselesi beni korkutuyor artık, her ne kadar puzzle havalanamaz diye düşünsem de, sağlama aldım işi. Neyse ki düşündüğüm gibi bir havalanma olayı gerçekleşmedi ama başka aksilikler çıktı.
Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi, puzzle yapıştırıcısı, parçaların birleşme noktalarını tam olarak kapatamıyormuş. Aralardan sızıntı yapan resin, parçacıklarımı çerçeveli hale getirdi. Tek sorun bu da değildi. Yine fotoğraflarda gayet net görüldüğü üzere, minik sevimli pıtırcık hava kabarcıkları beni mahvetti. Kabarcıkların ardı arkası kesilmedi bi türlü. Yaklaşık 15 dakika boyunca elimde pipetle kabarcıkları patlatmakla uğraştıktan sonra nefesim kesildi. Ben patlattıkça onlar  tekrar çıkıyor yüzeye. En sonunda çareyi fön makinesinde buldum. Maksimum sıcaklıkta bir iki sefer üzerinde gezdirmek yetiyor kabarcıkları patlatmaya. Ama bir süre daha kabarcık oluşumu devam etti. 2 dakikada bir fönleyip bekledim. Bu arada kalan resini de karıştırıp dökmeye devam ettim. Aslında tek seferde tüm şişeyi karıştırıp boca etsem de olurmuş.
Tek şişe yetmedi bu arada. Bazı parçacıkların üzerinde açık alanlar kaldı. Hazırda ikinci şişe olmadığı için açık alanları kapatamadım. Yeni resinimi alınca yarım şişe daha ilave etmeyi düşünüyorum, sanırım kapatmaya yeter.
Ama beklediğim şekilde sonuçlanmadığı için hevesim kaçtı, ne zaman yaparım bu işlemi bilmiyorum:(
Bu faciadan sonra Parisli minyatür puzzle'ımı resine hiç bulaştırmam  sanırım.
Aslında kalınca bir iki katman peçete tutkalı ile kaplarsam aynı senaryoyu yaşamazmışım gibime geliyor ama, korku dağları bekler :( Belki şu 20-30 parçalık çocuk puzzle'larıyla bir deneme yaparım..

Recommendations by Engageya

Follow by Email